Breaking News

Barselona Yolculuğumuz

Mart’ın ilk haftası Sabiha Gökçen Havalimanı’ndan Pegasus Hava Yolları’nı tercih ederek başladığımız yolculuğumuz yaklaşık üç saat on dakika sürdü ve Barselona’nın El Prat Havalimanı’ndaki T2 Terminaline indik.

Low-cost hatlar ( Pegasus, Ryanair gibi. ) T2 terminaline, THY, Lufthansa, Aegean, AirlinesBrussels, Airlines, Egyptair, LOT Polish, Servis Air, Swiss International Airlines, TAP Portugal and U.S. Airways şirketleri T1 terminaline iniş yapmaktadır.T1 terminalin de inerseniz metro veya tren’e binmek için T2 terminaline  geçmeniz gerekmektedir. Ring seferleriyle ücretsiz geçebilirsiniz.

Barcelona Havalimanından şehir merkezine bir çok ulaşım alternatifi mevcuttur. Bu konuda daha detaylı bilgi için “Barselona Havalimanından Şehir Merkezine Ulaşım” sayfamızı ziyaret edebilirsiniz.

Biz havalimanından şehir merkezine  ulaşmak için RENFE trenini tercih ettik ve 20 dakika sonra Passeig de Gracia İstasyonunda indik.  Bu duraktan Plaça Catalunya meydanına yürüyerek 10 dakikaya vardık. Bu meydan La Rambla Caddesinin başlangıcını oluşturmaktadır. Bizim kaldığımız yer Barri Gotic bölgesinde olduğu için biz La Rambla’yı geze geze Barri Gotic’deki konaklayacağımız daireye geldik.

Barcelona’ya gelmeden önce konaklama için çok araştırma yaptık. İlk başta La Rambla’ya  yakın bir yerde otel odası tutmuştuk. Daha sonra  tavsiye üzerine Airbnbden günlük daire aradık. İlk başta günlük daire olayına sıcak bakmıyorduk. Çünkü otel her anlamıyla bize cazip geliyordu. Hem güven hemde kolaylık açısından. Fakat araştırırken farkettik ki Airbnb kullanan bir çok insan var ve bu insanlar gayet memnunlar.Çünkü hem fiyatlar çok uygun hemde yorumlarda yazanlar doğru . Bizde şehrin tam merkezinde metro, La Rambla ve denize yakın bir yerde otel ücretinin 3’te biri fiyatına apartman dairesi bulduk. Daire bizi hem konumu, hemde fiyatıyla cezbetti. Dairemize geldiğimizde ev sahibimiz Carlos bizi karşıladı. Kendisi aslen Peru’luydu. Bize evi ve eşyaları gösterdi. Evin balkonundan etrafa baktığımda mimarı yapının muhteşemliği karşısında baya bir etkilendim. Biraz dinlendikten sonra Barri Gotic,Port Vell Limanı,La Rambla Caddesi ve Plaça Catalunya meydanını keşfe çıktık.

Ertesi günkü planımızda ilk durak olan  Nou Camp Stadyum ve Müzesi’ni gezmek için yola çıktık. Dünyanın en büyük futbol kulüplerinden biri olan F.C. Barcelona’nın stadında maç izleyebilir, müzesini ve stadyumun bir çok noktasını gezebilirsiniz. Nou  Camp stadyumu futbolla ilgilenmeyenlerin bile ilgisini çekebilecek güzelliktedir. Daha detaylı bilgiye Nou Camp Stadyumu ve Müzesi” hakkındaki yazımızdan ulaşabilirsiniz.

İkinci durağımız olan Park Güell, oyuncak ev gibi olan yapıları ve doğasıyla bizi kendine hayran bıraktı. Evlerinin ilk başta toplu konutlar için yapıldığını öğrenince çok şaşırdık. Gaudi‘nin en iddialı ikinci eseri olan Park Güell zamanının ötesinde bir mimariye sahiptir.  Daha detaylı bilgiye “Park Güell” hakkındaki yazımızdan ulaşabilirsiniz.

Üçüncü ve son durağımız olan  Sagrada Familia Bazilikası ünlü Katalan Mimar Antoni Gaudi’nin en büyük ve en önemli eseridir. Bazilika, Barcelona’nın en  önemli simgesidir. Gerçekten insanların tavsiye ettiği kadar muhteşem mimari, ihtişama sahiptir. Daha detaylı bilgiye “Sagrada Familia Bazilikası” hakkındaki yazımızdan ulaşabilirsiniz. Barcelona’nın neresine giderseniz gidin muhteşem bir yapıyla karşılaşırsınız. Bizde Bazilikadan dönerken  Passeig de Gracia Bulvarı‘nda yer alan sıradışı yapılardan Casa Mila(La Pedrera) ve  Casa Batlló‘ye uğradık. Daha detaylı bilgiye “Casa Mila(La Pedrera) ve “Casa Batlló” hakkındaki yazımızdan ulaşabilirsiniz.

 

Gezimizin son günü olan üçüncü gün de ilk durağımız Castell de Montjuic oldu. Paralel metro istasyonunda bulunan Funiküler ile Parc de Montjuic de çıkın ve oradan telefirik ile Castell de Montjuic‘e  ( Montjuic Kalesi ) ulaşabilirsiniz. Kale’ye giriş ücreti 5 € olup, biletleri girişteki gişeden alabilirsiniz. Kale’nin içindeki  Museu Militar‘ı (Askeri Müze) ziyaret edebilirsiniz. Kale’den Barselona’nın her iki manzarasını da seyredebilirsiniz. Bir tarafta şehrin muhteşem mimari manzarası diğer tarafta ise, boylu boyunca uzanan Akdeniz’in görüntüsü. Daha detaylı bilgiye “Castell de Montjuic” hakkındaki yazımızdan ulaşabilirsiniz.

Montjuic Kalesiden aşağıya doğru inerken tesadüfen gördüğümüz Montjuic Mezarlığı bizi çok şaşırttı. Zengin ailelerin mezarlarının bulunduğu, ilginç ve ince işlemeli sanat eserlerinin olduğu bir manzarayla karşılaşarak yolumuza devam ettik. Daha detaylı bilgi ve orada çektiğimiz fotograflara Montjuic Mezarlığı yazımızdan ulaşabilirsiniz. Tepe de bulunan Mossèn Costa i Llobera (Kaktüs Bahçesi ) aşağıya doğru inerken ziyaret edebilirsiniz.

Montjuic Mezarlığı’ndan aşağıya doğru inmeye devam ettiğimizde  Barcelona Olimpiyat Stadyumu ve Kompleksi bizi karşıladı. 1992 yılında Barselona Yaz Olimpiyatları için oluşturulan Kompleks Montjuic Tepesi’nin yamacında geniş bir alanı kaplar. Şehrin dört ayrı bölgesinde düzenlenen oyunların merkezi etkinlik alanıdır. Daha detaylı bilgiye Barcelona Olimpiyat Stadyumu ve  Kompleksi hakkındaki yazımızdan ulaşabilirsiniz.

 Aşağıya doğru inerken Olimpiyat Kompleksine sırtımızı verdiğimizde Plaça de Espanya (İspanya Meydanı)  tam karşımızda bizi selamlar. Barselona da en beğendiğim eserler arasında bulunan Katalonya Arkeoloji Müzesi ( MNAC Museu d’Arqueologia de Catalunya ) muhteşem ihtişamı ve heybetiyle görülmeye değer yerler arasında  en üst sıralarda yerini alır. Katalan resim ve heykel sanatının tarih boyunca farklı akımlar ile uğradığı dönüşümü izlemek için ve inanılmaz geniş para koleksiyonunu görmek için harika bir müze. Daha detaylı bilgi ve orada çektiğimiz fotograflara Katalonya Arkeoloji Müzesi ( MNAC Museu d’Arqueologia de Catalunya )  yazımızdan ulaşabilirsiniz.

Bu arada müze demişken söylemiş olalım. Barselona’da pazar günü saat 15.00-20.00 arasında müzeler ücretsiz. Malesef her müze için geçerli değil. Picasso’nun hayatına ve eserlerine adanmış Picasso Müzesi, arkeolojik kalıntıların bulunduğu Barcelona Tarihi Müzesi ve Katalonya Ulusal Sanat Müzesi ücretsiz gezebileceğiniz müzeler arasındadır. Pazar günü öğleden sonra bu müzeleri ziyaret ederek; Barselona sanatı, tarihi ve kültürü hakkında ücretsiz olarak bilgi alırken, keyifle zaman geçirebilirsiniz.

Plaça de Espanya Meydan’ın karşı köşesinde bulunan Las Arenas Boğa Güreşi Arenası ve Alışveriş Merkezi Katalan mimar August Font i Carreras tarafından, renkli taşlarla süslü anıtsal at nalı şeklinde girişi olan Mağribi bir tarzda tasarlandı. Alışveriş merkezi olarak kullanılmaktadır. Katalonya’da boğa güreşleri düzenlenmesi yasaktır. Daha detaylı bilgiye Las Arenas Boğa Güreşi Arenası ve Alışveriş Merkezi hakkındaki yazımızdan ulaşabilirsiniz.

Ünlü Katalan sanatçı Joan Miro’nun Kadın ve Kuş Anıtı,  Plaça de Espanya Meydan’ına 10 dakika yürüme mesafesinde (Las Arenas AVM’nin arkasına doğru 300 m. Carrer de Tarragona üzerinde) Parc de Joan Miro’da yer alır. Parkta Joan Miró’nun 22 metre yükseklikteki en büyük ve en ünlü eseri olan “Dona i Ocell (Kadın ve Kuş) anıtını görebilirsiniz.

Poble Espanyol  ( ispanyol Köyü ) Plaça de Espanya Meydan’ından yukarıya doğru yürüyerek 10 dakika da gideceğiniz görülmesi gereken yerler arasında bulunur. Ünlü Katalan mimar Josep Puig i Cadafalch tarafından 1929 Dünya Ticaret Fuarı için Tasarlanmıştır. Daha sonra turistik amaçlı kullanılmaya başlayan köy İspanya’nın 116 tipik yapısından oluşmakta ve İspanya’nın farklı bölgelerine has tipi yapıları, kültür ve yaşam tarzından izler barındıran, o bölgeye has alışveriş yapabileceğiniz bir açık hava müzesidir. Daha detaylı bilgiye Poble Espanyol hakkındaki yazımızdan ulaşabilirsiniz.

 

 

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

This site uses Akismet to reduce spam. Learn how your comment data is processed.